1900’lerin başında sayıları 100 bine ulaşan dünyadaki kaplan popülasyonu bugün 3.200’e kadar geriledi. Bilim insanları, bu rakamı bir kırılma noktası olarak tanımlıyor. Bir başka deyişle, bu noktadan sonra geri dönüşü olmayan bir yok oluş söz konusu. Kaplan nesli tükeniyor

 Adını Latince’de Dicle Nehri anlamına gelen Tigris’ten alıyor:

Bazı kaynaklara göre adını Latince’de Dicle Nehri anlamına gelen Tigris’ten alan kaplanlar; batıda Anadolu’dan, doğuda Çin’e, kuzeyde Sibirya’dan güneyde Hindistan’a kadar Asya kıtasında yayılış gösteriyor. Bir zamanlar Anadolu’da var olan Hazar kaplanı (Panthera tigris virgata) en son 1970’lerde görüldü.kaplan

Genellikle yalnız avlanıyor, avlanmak için görme ve işitme duyularını kullanıyor. Çoğunlukla geyik, antilop, sığır gibi büyük memeli hayvanları avlayor. Bazılarının ise timsah, balık, kuş ve sürüngen türlerin yanı sıra leopar, ayı gibi diğer avcı türlerle de beslendiği biliniyor.

Kaplanlar kuyruğu dahil ortalama 140-300 santimetre arasında uzunluktadırlar.  Bir erkek Sibirya kaplanı yaklaşık 300 kilogram kadarken diğer alt türlerden Sumatra kaplanı 100 ila 140 kilogram ağırlığında olabilir.

Dünyada dokuz kaplan alt türü var.

Dünyada dokuz kaplan alt türü var. Bunlardan üç tanesinin, (Bali, Java ve Hazar kaplanları,) nesli tükendi. Güney Çin kaplanı doğada tükendi. Sumatra kaplanı, Amur(Sibirya), Bengal(Hint), Malay ve Hindiçin kaplanlarının nesli ise tehlikede.

Kaplanların yaşam alanlarının çoğunda tarımsal faaliyetler yapılıyor; yaşadıkları ormanlar kereste ticareti ve hızlı büyüme sebebiyle parçalanıyor. Günümüzde kaplanlar, birbirinden izole, küçük alanlarda yaşam savaşı veriyor.  Popülasyondaki düşüşün sebepleri dönemlere göre değişiklik gösteriyor: 1930’lara kadar sportif faaliyet olarak avcılık, 1940-1980 arasında yaşam alanlarının kaybedilmesi en büyük tehditken, 1990’lardan itibaren kemiklerinin tedavi amaçlı kullanılmaya başlanması olarak sıralanıyor.

Günümüzde, yasa dışı avcılık/ticaret ve insan-kaplan çatışması sonucunda öldürülmeleri ile yaşam alanlarının kaybı ve parçalanması kaplanların karşı karşıya olduğu önemli tehditler arasında yer alıyor. Bazı bölgelerde iklim değişikliği de kaplanların yaşadıkları çevre üzerinde baskı yaratıyor.

Dünyada 100’den fazla ülkede çalışmalar yürüten uluslararası bir doğa koruma kuruluşu olan WWF , kaplanlar için bir gelecek yaratmak amacıyla bu türün yaşadığı 13 ülkeyle beraber çalışıyor. WWF’in Kaplan Girişimi, Çin Takvimine göre Kaplan Yılı olan 2022’ye kadar doğal ortamında yaşayan kaplan nüfusunu iki katına çıkartmayı hedefliyor. WWF, kaplanların korunması için çalışmalarını üç başlık altında yürütüyor:
Kaçak avlanmayı önlemek
Kaplanların yaşam alanlarını korumak
Kaplan ve ondan elde edilen ürünlerin ticaretini durdurmak

WWF-Türkiye ise (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) 1996 yılında Doğal Hayatı Koruma Derneği’nin öncülüğünde kurulmuş, 2001 yılında ise WWF’nin  Türkiye ulusal kuruluşu olarak  WWF-Türkiye ünvanını almış. WWF-Türkiye çalışmalarını bağışlar ve kurumsal sponsorluklar ile yürüten kâr amacı gütmeyen bağımsız bir vakıf ve doğa korumada 30 yılı aşkın süredir sayısız başarılı projeye imza atmış. Şimdi de kaplanların korunması için bir kampanya başlatmış:
Siz de bir kaplan evlat edinerek onları korumak için yürütülen çalışmalara buraya tıklayarak destek olabilirsiniz. 

Bu sayfadaki içeriğin kaynağı : http://www.wwf.org.tr

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here