Sadece Bir Burun Deliğimizi Kullanıyoruz

0
5271

İnsanların yaklaşık % 85’i aynı anda yalnızca bir burun deliğini kullanıyor. İşin ilginç yanı her zaman aynı burun deliği kullanılmıyor, ortalama dörder saat arayla dönüşümlü olarak her iki burun deliği de kullanılıyor.

Nazal siklus adı verilen bu burun döngüsü erkeklerdeki penise veya kadınlardaki klitorise çok benzer bir şekilde erektil yolla gerçekleşmektedir. Bir burun deliğindeki erektil doku şişerek yolu kapatırken aynı anda diğer burun deliğindeki erektil doku küçülür ve hava yolunu açar. Döngünün süresi ise vücut pozisyonu veya burun tıkanıklığının dercesi gibi faktörlere bağlı olarak 40 dakika ile 7-8 saat arasında kişiden kişiye değişir. Hangi burun deliğinden nefes alacağımıza vücudumuz ve beynimiz aynı anda karar veriyor gibi görünmektedir. Nefes alınan burun deliğinin seçimi her ne kadar doğal yollarla olsa da bir burun deliğimizi istemli bir şekilde tıkayarak diğer burun deliğimizin çalışmasını yapay olarak da sağlayabiliriz. Ayrıca bir tarafımıza doğru yattığımızda 12-15 dakika sonra yattığımız taraftaki erektil doku şişer ve diğer taraftaki burun deliği açılır.

burun

Peki tek bir burun deliğimizi kullanarak hayatımızı kusursuz olarak sürdürebileceğimiz halde niçin burnumuz septum denilen bir duvarla ikiye ayrılan bir havayolu olarak gelişmiştir? Oysa her ikisi de burun arkasında, akciğerler gidecek tek bir yolda buluşmaktadırlar.

Acaba bir burun deliği yorulduğunda diğeri işi devralsın diye mi? peki burnumuzun iş yükü yorulmasını gerektirecek kadar fazla mı? Ya da nezle ve grip gibi hastalıklarda burnumuz tıkandığında diğeri ile rahat nefes alabilelinm diye mi? belki de burnumuzu rahat karıştırabilelim diyedir, ne dersiniz?

Şaka bir yana nazal siklüsün 1895 yılında, Alman burun uzmanı Richard Kayser tarafından keşfedilmesinden bu yana konu ile ilgili pek çok çalışma yapılmıştır.

Örneğin, 1988 yılında yapılan bir çalışma  sağ burun deliğinden nefes alınmasının kan şeker düzeylerini anlamlı şekilde arttırmakta olduğu, sol burun deliğinden nefes alınmasının ise tam ters etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Nazal siklüsteki bozulmalara bağlı olarak uzun yıllar sağ burun deliğinden ağırlıklı olar nefes almanın diyabet etkeni olabileceği düşünülmektedir.

1993 yılında yapılan bir başka çalışmada sağ burun deliğinden nefes alındığında, sol burun deliğine nazaran daha fazla oksijen kullanıldığı gösterilmiştir.

1994 yılında yapılan bir çalışmada ise sol burun deliğinden nefes almanın sağ beyin yarı küresini daha aktif veya baskın hale getirdiğini sağ burun deliğinden nefes alınmasının ise ters etki yaptığı gösterilmiştir.

Burnumuz sadece nefes almamızı sağlamaz, aynı zamanda koku organımızdır. Nefes alırken açık olan burun deliğimizde hava çok hızlı hareket ederken diğer burun deliğimizde ise çok yavaş hareket etmektedir. Kokuya neden olan kimyasallar açısından bu zaman farkı çok önemlidir. Bu kimyasallar burun deliklerimizdeki mukus tabakasında çözünürler. bazı koku kimyasalları çabuk çözünür, bazıları ise yavaş çözünür.

Çabuk çözünen koku kimyasalları havanın hızla hareket ettiği burun deliğinde mümkün olduğu kadar çok koku reseptörüne hızla ulaşabilirler. Ama yavaş çözünen kimyasalların bu hızlı hava hareketiyle reseptörlere ulaşma imkanı yoktur. işte o zaman bu yavaş çözünen koku kimyasalları için aktif olmayan diğer burun deliği devreye girer ve buradaki yavaş hava akımı bu kimyasalların çözünüp koku reseptörlerine ulaşabilmeleri için zaman tanır. Böylece aldığımız kokuların çeşitliliği artar. Yani burnumuz bir şeridinden hızlı trafiğin, diğer şeridinden ise yavaş trafiğin aktığı bir yola benzetilebilir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here